Kayıtlar

480: Çamurlu Sudan İçme Suyuna!

Resim
#BirYaşımaDahaGirdim etti 480!

Teknoloji, ilim, fen gerçekten artık çok ileride. Artık her şeye bir çare bulunmaya başlandı. Eski çağlarda da teknolojinin, ilim ve fennin çok üst safhalarda olduğu dönemler olmuş ancak helâk olan kavimler her şeyleriyle yerle bir olup gitmişler.

Bu ilerleyen teknoloji, ilim ve fennin ne kadarını insanlığa yararlı işlere harcayabiliyoruz acaba? Sadece maddiyat olarak mı yanaşıyoruz her olaya?


Geçenlerde bir Japon firmasının temiz su bulmakta zorlanan Afrika, Hindistan gibi topraklarda kullanılabilecek bir çözelti geliştirdiğini gördüm sosyal medyada. Bu çözelti sâyesinde çamurlu bir su, saniyeler içinde içme suyuna dönüşüyor. İçindeki kimyasal çözeltinin insan sağlığına bir zararı olmadığı açıklanmış şirket tarafından. İnsanlara faydalı bir buluş. Takdir edilmesi gerekiyor. İlgili video aşağıda:

Bu gönderiyi Instagram'da gör
Japon firmasının ürettiği çözelti su içindeki pisliğe yapışarak onu pıhtı haline getirip dibe çökmesini sağlıyor. Şirket bu çöz…

479: Adana'daki Kayserililerin Bankası

Resim
#BirYaşımaDahaGirdim etti 479!

Geçenlerde bir müşterimi ziyaret ettiğimde konu nasıl olduysa "Akbank'ın açılımını biliyor musunuz?"a geldi. Ben de açıkçası bir kısaltma olduğunu hiç düşünmemiştim o güne kadar. Ak - beyaz gibi düşünüyordum. Meğer işin aslı öyle değilmiş! Banka ilk kurulduğunda "Adana - Kayseri Bankası" olarak kurulmuş. Konu ile ilgili olarak Hürriyet Yazarı Gürül ÖĞÜT'ün 23 Eylül 2013 tarihli yazısının giriş bölümünü paylaşıyorum sizlerle:

"BİR BANKANIN ÖYKÜSÜ
II. Dünya Savaşı’ndan sonra hızla sanayileşen ve gelişen Türkiye’de, bir grup iş adamı Adana’da bir banka kurmaya karar verirler. Bölgenin pamuk üreticilerine finansman sağlamayı amaçlayan bu iş adamlarının hepsi Adana’da yaşayan Kayserili iş adamlarıdır. Hacı Ömer Sabancı, Adanalı sanayici Ahmet Sapmaz ve Bekir Sapmaz kardeşler, Adana’nın sanayi kuruluşu Milli Mensucat’ın sahipleri dört işadamı Nuh Naci Yazgan, Nuri Has, Mustafa Özgür ve Seyit Tekinortaklığında 30 Ocak 1948’de Adan…

478: Havaalanında Bedava Yemek Yemenin Yöntemi

Resim
#BirYaşımaDahaGirdim etti 478!

Çin'de bir adam first class veya business class dedikleri türden pahalı bir uçak bileti alıyor ve bu uçak biletiyle bir yıl boyunca bedava yemek yiyor. Olay Xi'an Uluslararası Havaalanı'nın VIP Salonu'nda gerçekleşiyor. Haber 29 Ocak 2014 tarihli. Muhtemelen 2013 yılında gerçekleşen bir olay. Benim haberdâr olmam  ise Quora'da okuduğum bir cevaptan sonra oldu. Sizlerle de paylaşmak istedim.

Olayın baş kahramanı (ismi zikredilmemiş) bir gün China Eastern Airlines'tan tümüyle şartsız kefilsiz iade edilebilir bir uçak bileti alıyor. Biletini uçuş öncesi imkanlardan yararlanmak adına VIP salonuna girmek için kullanıyor. Bahse konu arkadaş bedava yemeği çok beğenmiş olmalı ki uçmayı unutuş. Aynı bileti iptal ettirip bir gün sonrasına yenisini alma işlemini bir yılda tam 300 defa yapmış. Geriye kalan 65 gün ise herhalde bayram - seyran dolayısıyla yemeğe iştirak edememiştir diye düşünüyorum.
China Eastern Airlines yetkililerinin olayı çöze…

477: Yosun Bağlamış Evler!

Resim
#BirYaşımaDahaGirdim etti 477!


Daha önce gidip gören oldu mu bilmiyorum ancak Danimarka'nın Læsø isimli adasında yosun bağlamış evler varmış. Hâlâ daha mevcudiyetini koruyor bu evler. Aslında yosun bağlamamış, adamlar bu evlerin çatılarını yaparken bilerek ve isteyerek (mecburiyetten de denilebilir) deniz yosunlarını kullanmışlar.



Laesoe Adası, Orta Çağ'dan beri etrafında oluşan gel-gitler dolayısıyla doğal olarak oluşan tuz havzaları ile meşhur bir yerleşim birimi imiş. Tuzu rafine etmek için tuz ocakları falan kurularak adanın gelişimi sağlanmış. Adada normal bir içme suyunda bile %15'ten fazla tuz bulunabiliyormuş.



Tuzu rafine etmek için kurulan tuz ocaklarının ihtiyacı olan yakıt da adada bulunan ağaçların kesilmesi ile elde ediliyormuş. Kese kese ağaç kalmayınca adanın tuz sanayisi de çökmüş. Ormansız kalan ada denizden esen rüzgarlara karşı da savunmasız kalmıştı. Kum fırtınaları tuz havzalarından getirdiği tuzları adanın üzerine seriyordu bu da toprağı verimsizleştiriy…

476: Türk Telekom'u Peşkeş Çekmişler!

Resim
#BirYaşımaDahaGirdim etti 476!

Daha önce de benzer bir giriş yapmışımdır ancak bu siyâsîlerin bu fırıldaklığına tepkisiz de kalamıyorum. Evet artık şaşırmamak lâzım ancak ben hem onlar adına üzülüyorum, hem de şaşırıyorum! Üzülüyorum evet çünkü nasıl bir insan bu kadar kendini rezil edebilir; şaşırıyorum evet nasıl bir insan dün arkasından laf ettiği ile bugün can ciğer kuzu sarması olabilir?


Aşağıdaki videoda Türk Telekom'un özelleştirilmesini eleştiren cevval bir mitingini izleyeceksiniz Süleyman SOYLU'nun. O zamanlar hangi partideydi bilemeyeceğim çünkü rüzgar nereye savurursa o tarafa gidiyorlar. Şu an AKP tarafındalar ama yarın ne olacağını kendisi dâhil kimse bilemez! Şu an, tüm diğer AKPlilerin yaptığı gibi, her iki lafından biri "Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN" olan SOYLU, yıllar önce Türk Telekom'u peşkeş çektiniz diye aynı kişiye saydırıyormuş ve "Eğer tertemiz bir adamsam, eğer dürüst bir adamsam, arkamda bir tek kara leke olmadan karşınızda duruyorum…

475: Merkel'in Sarayı Bile Yokmuş!

Resim
#BirYaşımaDahaGirdim etti 475!

Merkel, bildiğiniz üzere Almanya Lideri. Almanya Başbakanı yani Şansölyesi. Geçenlerde gördüğüm bir video beni oldukça şaşırttı. Angela Merkel'in bir sarayı bile yokmuş ya la! Saray demişken ana blog rehitu.com'da son yazdığım yazılardan birinde (Bir Diktatörün Sonu) saraylar üzerinden yaptığım bir kıyaslama ile Türkiye'yi, Çavuşesku döneminin Romanya'sı ile benzeştirdiğimden dolayı eleştiri yağmuruna tutulmuştum. Şimdi yine saraylı bir konu açıldı bakalım neler denilecek arkamdan! Silivri çok soğuk diyen bile oldu!



Yukarıdaki videoda gördüğünüz üzere Merkel bir apartmandan çıkıyor. Burası Merkel'in kocasıyla birlikte yaşadığı apartman. Almanya'daki adres sistemini bilmiyorum ancak Berlin'in Mitte ilçesinde (semtinde) Am Kupfergraben Caddesi üzerindeki 6 numaralı apartman sanırım burası. Sokak görüntüsünü de aşağıda bulabilirsiniz. 1832 yılında inşa edilmiş bir bina. Detaylar burada.



Videodaki görüntülerde Merkel, sabah evinden…

474: Kahve Kokulu Fincanlar

Resim
#BirYaşımaDahaGirdim etti 474!

Girişimci Julian Lechner, tükettiği kahvelerin telvesini organik polimerler ile harmanlayarak kahve fincanına dönüştürüyor. Gerçekten tebrik edilesi bir girişim. Böylece kahve telveleri çöpe gitmiyor. 1 kg kahve telvesinden 15 adet fincan üretiliyormuş.



Almanya menşeli firmanın adı Kaffeeform. Websitesinde online alışveriş portalında fiyatlar €14,90 ile €22,90 arasında değişiyor. Çoklu alımlarda indirim var.


Bu kahve fincanlarının en büyük özelliği kahve kokulu olması. Farklı bir tat verir diye düşünüyorum kahveye. Deneyimlemek gerekiyor. Var mı aramızda bu kahve fincanlarından kahve içen? €14,90 (91,49₺) verir misiniz o en baştaki bardağa? Düşüncelerinizi merak ediyorum.